T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Kırıkkale Müftülüğü

20.03.2020

Miraç Kandili Mesajı

Muhterem Kırıkkaleli Kardeşlerim!

21 Mart 2020 Cumartesi günü mübarek Miraç Kandilidir. Kandilinizi gönülden tebrik ediyorum. Cenab-ı Allah bu gece vesilesiyle son dönemde dünya ile birlikte ülkemizi de etkisi altına alan ve yaşamın tüm alanını olumsuz etkileyen “Yeni Koronavirüs” (Covid-19) ten  milletimizi ve tüm insanlığı muhafaza eylesin.

Miraç, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’ in gecenin bir anında Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya, oradan da göklere seyahat ettirildiği, Sidret-ül Münteha’ya ulaştırıldığı mübarek gecenin adıdır.

Nitekim Cenab-ı Allah İsra Suresi’nde; “Kulu Muhammed’i bir gece Mescid-i Haram’dan kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.” (İsra-1) buyurmuştur.

Peygamberimizin hayatı içinde önemli bir yeri olan Miraç, Allah’ın sevgili Resulünden başka hiç kimseye vermediği ilahi bir ihsandır. Peygamberimiz için pek büyük şan ve şerefle dolu olan Miraç mucizesi, biz müslümanlar için de ilahi rahmetler ve lütuflarla doludur.

Kıymetli kardeşlerim

Allah Resûlü (s.a.s) bu ilahi rahmetler ve lütuflarla dolu Miraç yolculuğundan ümmeti için büyük önem arz eden üç hediyeyle dönmüştür. Bu hediyeler,

  1. Allah ile kul arasındaki güçlü iman bağının tezahürü, yönünü kıbleye dönen, alnını secdeye koyan müminin manevi yükselişi, bedenen olduğu kadar zihnen ve kalben de insanı kuşatan, insanın güzel ahlaklı, dürüst, mütevazı, merhametli, adil olmasına yönelten beş vakit namaz,
  2. Bize iman esaslarını, kulluk şuurunu ve sorumluluk bilincini hatırlatan, dünyada yapıp ettiğimiz her şeyin bir hesabı olduğunu bildiren ve Rabbimize içtenlikle nasıl dua ve yakarışta bulunacağımızı öğreten “Âmenerresûlü” olarak bildiğimiz ve her gün yatsı namazından sonra okuduğumuz Bakara Sûresi’nin son iki âyeti,
  3. Ümmet-i Muhammed’den Allah’a ortak koşmayanların günahlarının bağışlanacağı ve sonunda cennete girecekleri müjdesidir.

Böyle müstesna bir gece vesilesi ile sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ’e bu gece vahy edilen, insanlığı mutluluğa götürecek prensipleri de hatırlamak lazımdır. Çünkü Necm Suresi'nde Miraç’ın ruhi hallerinden söz edilirken 10. ayetinde “Böylece Allah kuluna vahyini iletti” buyurulmaktadır. Bu hakikatler İsra Suresi 23-39. ayetlerinde geçen: Allah’a ortak koşulmayacağı, yalnız O’na kulluk edileceği ve yalnız O’ndan yardım isteneceği, anne-babaya hürmet edileceği ve onların duaların alınacağı, zinaya yaklaşılmayacağı, haksız olarak kimsenin canına kıyılmayacağı, yetimlere iyi muamele edileceği, ölçü ve tartıda doğruluk üzere olunacağı, bilmediğimiz bir şeyin ardından körü körüne gidilmeyeceği ve şuurlu hareket edileceği, yeryüzünde kibir ve gurur taslayarak yürünmeyeceği prensipleri hiç şüphe yok ki toplum için gerekli bütün ahlak ve fazilet kurallarını ihtiva etmektedir. İşte Miraç gecesi böyle mübarek bir gecedir. Dünya ve ahiret saadetine erişmek için bu gerçeklere kulak vererek geceyi ihya etmeliyiz.

Muhterem Kardeşlerim!

Miraç gecesi mübarek bir gecedir. Yakın geçmişe kadar bu ve bunun gibi özel gün ve gecelerde camilere akın ettik, yan yana omuz omuza hep birlikte saf tuttuk, dini milli duygularımızı en üst düzeyde yaşadık, birlik ve beraberliğimizi daha da kuvvetlendirdik.

Bu müstesna geceyi, Miraç gecesini camilerimizin son dönemde dünya genelinde görülen ve ülkemize de sirayet eden Yeni Koronavirüs (Covid-19) tehdidine karşı tedbir amaçlı kapalı tutulmasından dolayı evlerimizde idrak etmek suretiyle buruk geçireceğiz. Fakat toplumun huzur ve güven içerisinde yaşamasını hedefleyen İslam’ın temel ilkelerinden birinin her insanın akıl ve beden sağlığını koruma hakkı olduğu gibi diğer insanların sağlığını da tehlikeye atmama sorumluluğu olduğunu da unutmayalım.

Peygamber Efendimiz (sav) ashabına, hastalığa yakalandıklarında şifa aramalarını ve tedavi olmalarını istemiştir. Bulaşıcı hastalıklara karşı gereken koruyucu ve önleyici tedbirleri almak da bu bağlamda bizzat Peygamber Efendimiz tarafından emredilmiştir. “Bir yerde veba olduğunu duyarsanız oraya girmeyin, bulunduğunuz yerde veba çıkarsa da oradan ayrılmayın!” buyuran Hz. Peygamber, karantina uygulamasını asırlar önce ümmetine öğretmiştir. “Hastalık taşıyan kişi sağlam kişinin yanına gitmesin!” buyurarak salgın hastalığa karşı tedbirli olunmasını vurgulamış, bulaşıcı hastalığı olan bir kişiyle musafaha yapmayarak onu geri göndermesi, Peygamberimizin toplum sağlığını koruma yönündeki kararlığını açıkça göstermiştir.

Aziz Kardeşlerim!        

Musibetler karşısında mümince duruşun üç temel ilkesini hayata geçirmenin zamanını yaşıyoruz. Bu ilkeler tedbir, tevekkül ve duadır. Yetkili mercilerin beyanları doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri beraberce almak ve uygulamak suretiyle temel ilkenin ilkini yerine getirmiş oluruz. İkinci ilke ise, tevekkül ve ilahi iradeye teslimiyettir. Bizler bir yandan tedbirimizi alırken, diğer yandan takdire rıza göstermeliyiz. İsyan ve taşkınlık değil, iman ve sekinet ile olaya yaklaşmalıyız. Hedefe ulaşmak için gerekli olan maddi ve manevi sebeplerin hepsine başvurmalı ve yapacak başka bir şey kalmadıktan sonra Allah’ın bizimle beraber olduğunu hatırdan çıkarmadan O’na dayanıp güvenmeli, ötesini O’na bırakmalı ve bu konuda O’na sonsuz bir güven beslemeliyiz.

Musibeti göğüslerken her müminin asla unutmaması gereken üçüncü ilkemiz ise duadır. Dua müminin en güçlü dayanağı, en büyük korunağı, en etkili devasıdır. Bizler Allah’a muhtaç olduğumuz kadar O’na duaya da muhtaç olan varlıklarız. Rabbimiz bizim duamıza değer verir “De ki: Kulluğunuz ve niyazınız olmasa Allah size ne diye değer versin …” (Furkan-77) ayeti bizlere bunu hatırlatmaktadır.

Değerli Kardeşlerim,

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talimatları doğrultusunda Yeni Koronavirüs’ün (Covid-19) yayılmasına engel olmak, hastalıktan korunmak ve etkilerini en aza indirmek maksadıyla Miraç gecesinde de camilerimiz kapalı bulunacak ve camilerde herhangi bir faaliyet olmayacaktır. Ailemiz, çocuklarımızla birlikte bu müstesna geceyi ihya etmek maksadıyla evlerimizde Kur’an okuyalım, zikir ve tesbihatta bulunalım, hatalarımız için tövbe ve istiğfar ederek Rabbimizden bağışlanma dileyelim. Büyüklerimizi ve komşularımızı telefonla arayarak kandillerini tebrik edelim.

Bu gecede her zamankinden daha fazla duaya sarılalım, Peygamber Efendimizin: “Sizden her kime dua kapısı açılmış ise, ona rahmet kapıları açılmıştır. Allah’tan bir şey istenecekse afiyetten daha güzel bir şey istenemez. Dua, başa gelen ve henüz yaşanmayan belâlara karşı fayda sağlar. Ey Allah’ın kulları, duaya sarılınız!” kutlu nasihati doğrultusunda zorluklarımızı kolay, şerleri hayırlara tebdil, kardeşliğimizi daim ve güçlü eylemesi, hastalarımıza acil şifalar lütfeylemesi ve içerisinde bulunduğumuz süreçte başta sağlık görevlilerimiz olmak üzere gece-gündüz demeden milletimize hizmet eden kardeşlerimize yardım eylemesi, devletimizin bekası, milletimizin birlik ve beraberliği, bütün insanlığın mutluluğu ve huzuru için bol bol dua edelim.

Bu gece vesilesiyle Kırıkkale’li hemşerilerimizin Miraç Kandilini tebrik ediyor, Cenab-ı Allah’tan huzur, mutluluk, birlik ve beraberlik içerisinde daha nice kandillere kavuşturmasını ve hayırlara vesile kılmasını niyaz ediyorum.

Saygılarımla.

                                            Şahin YILDIRIM

                                          Kırıkkale İl Müftüsü