T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Çelebi Müftülüğü

13.03.2017

TANITIM VE TARİHÇE

Çelebi ilçesi, tarihi seyri kayıtlarında pek fazla görülmeyen bir beldedir. Kuruluşu ile ilgili pek çok rivayetler olan ilçenin çok eski tarihlere dayanan bir geçmişinin olduğu muhakkaktır. İlçe etrafında henüz ciddi manada bir kazı çalışması olmamakla birlikte, tesadüfen rastlanan mezarlıklar,bina temelleri,çok eski meyve ağaçları,kale kalıntıları ile çeşme yalakları bunu göstermektedir.
Çelebi, Anadolu’nun Türkleşme ve İslamlaşma döneminin başlangıcı olarak bilinen Anadolu’nun, fethinin ilk zamanlarında şark’ı garb’a bağlayan yolların en önemlisi olan Kırşehir-Ankara yolunun birkaç km yakınında bulunan ve karalık olarak bilinen mevkiinden iskan eden köylülerle meskun hale gelmiştir. Genelde ziraatla uğraşan bu insanların kurduğu köyün o günkü yerleri, Çelebi’nin uzağında bir mezra hükmündedir. Daha sonraları ise Türkmen aşiretinin Haremeyn koluna mensup bir kafile, diğer Türkmen diğer Türkmen kollarında adet olduğu üzere, Çelebi dağının çanağı olarak tarif edilen ve bu gün kavas özü olarak da bilinen yere gelerek yerleşmişlerdir. Hayvancılık ve Avcılıkla geçimlerini sağlayan Türkmenler için burası artık ileriye dönük yerleşim yeri olmuştur. Muhtemel bilgi ve rivayetlere göre merkezi hükümetin kabul ettiği ve kahyalık verdiği birim, Türkmenlerin oturduğu bu günkü Çelebi’nin yeridir. Hükümet temsilciliğinin verilmesi ve Karalık’ ta oturan köylerin yukarı çelebiye bağlanması ile bu iki yerleşim birimi arasında tanışıklıklar, dostluklar, hısım ve akrabalıklar sonucu yavaş yavaş birleşme hareketliliğine girişilmiştir.
Yukarıda Çelebi’ye çıkan köylüler, Karalık’ta bulunan arazilerini bırakmamış, yakın zamana kadar yazları tarla ve bahçe işlerinin çıktığı zamanlarda giderek ziraatlarına devam etmişlerdir. Osmanlı döneminde Çelebi, Köyden büyük, Nahiyeden küçük yerlere verilen (Karye) olarak bilinen Çelebili bir şehidin künyesinde yazılı bilgilerde, Konur kazası Çelebi Karyesi olarak geçmektedir.
Yine Osmanlı döneminde çok önemli bir yere sahip olan eğitim kurumlarından olan Medreseler’ den birinin Çelebi’ de olduğu, mevcut kalıntılardan anlaşılmıştır.19 Mayısla başlatılan Anadolu hareketine arka çıkan Çelebi, Atatürk’ün Ankara yolculuğunda, Kırşehir- Ankara yoluna inerek, hazırladıkları büyük bir süvari grubu ile karşılamışlardır. Bu gün İğdebeli-Dörtyol olarak bilinen yerde merkez ve köylerinde gelen büyük ve sevgi dolu kalabalık, Atatürk ve arkadaşlarını orada memnun etmişlerdir.
Cumhuriyetten sonra başlayan yeni yapılanmada, Çelebi artık karye değil, 18 köyün bağlı olduğu bir nahiyedir. Çelebi’nin ilk nahiye müdürüne kavuşması, 1928 yılındadır. 18 köyün bağlı olması ile önemli bir merkez olan Çelebi’ de Salı günleri pazar kurulur, ticari alanda önemli bir rol oynardı. Daha sonraları müdürlüklerin kaldırılmasından sonra Çelebi de 1968 yılında Belediye teşkilatı kurulmuştur. Belediye teşkilatı, Çelebi’nin şehirleşme yolunda yeni bir ivme kazanmasında önemli bir rol oynamış, artık Çelebi’nin ilçe olma çalışmaları başlatılmıştır. Uzun süren çalışmalar neticesinde Çelebi, 20.05.1990 tarih ve 20523 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kanun ile resmen ilçe olmuştur. İlk ilçe oluşunda Armutlu köyü ile birlikte 16 köyü olan ilçede sonradan yapılan referandumla Armutlu, daha sonra ikinci  bir referandumla da Müsellim ve Aşağışeyh köyleri tekrar Keskin ilçesine bağlanmış ve bu gün 13 köyü bulunmaktadır.